Afyonkarahisar / Emrah Taytak / Yeniçağ
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Afyonkarahisar İl Başkanlığı ziyaretinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özdağ; okullarda yaşanan saldırılar, “Terörsüz Türkiye” süreci ve dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özdağ, mevcut okul güvenliği tedbirlerinin yetersiz kaldığını savunurken, “Terörsüz Türkiye” sürecinin anayasa değişikliklerine uzanabileceğini ileri sürdü. Dış politikada ise Türkiye’nin Suudi Arabistan adına askeri bir çatışmaya girmesine karşı olduğunu açıkladı.
OKUL SALDIRILARI İÇİN ERKEN UYARI SİSTEMİ ÇAĞRISI
Özdağ, Türkiye’de liselerde yaşanan saldırıların yaygınlaşmaya başladığını savunarak, bu konuda önlem alınmakta geç kalındığını ileri sürdü.
Kahramanmaraş’taki saldırının ardından bazı önlemlerin alındığını belirten Özdağ, Turgutlu’daki saldırının ardından bu önlemlerin de yetersiz kaldığının görüldüğünü söyledi.
Turgutlu’daki saldırının önceden bazı işaretleri bulunan bir saldırı olduğunu savunan Özdağ, okulun riskli olarak nitelendirilmesine rağmen saldırının gerçekleşmesini “yanlış değerlendirme, yanlış yönetim ve yanlış tedbir” meselesi olarak değerlendirdi.
“ERKEN UYARI SİSTEMLERİ DAHA ETKİLİ HALE GETİRİLMELİ”
Özdağ, okullarda erken uyarı sistemlerinin daha etkili hale getirilmesi gerektiğini belirtti.
Öğrencilerin takibinin de daha etkili yapılması gerektiğini söyleyen Özdağ, bu tür saldırıları gerçekleştiren çocukların belirli ortak özelliklere sahip olabildiğini ifade etti.
Özdağ, bu durumun söz konusu öğrencilerin “potansiyel suçlu” olarak değerlendirilmesi anlamına gelmediğini belirterek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın ortak çalışmasıyla öğrencilerin takibinin daha iyi yapılması gerektiğini savundu.
Özdağ, Turgutlu’daki saldırının ardından olayda yaralanan çocuklardan birini evinde ziyaret edeceğini de söyledi. Özdağ’ın daha sonra Turgutlu’da yaralanan öğrenciler ve ailelerini ziyaret ettiği haberleştirildi.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE” SÜRECİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Özdağ, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin soruya verdiği yanıtta, sürecin yalnızca PKK mensuplarına yönelik bir düzenlemeyle sınırlı kalmayacağını öne sürdü.
Özdağ, sürecin Abdullah Öcalan’ın siyasi aktör haline getirilmesi ve PKK mensuplarının serbest bırakılması karşılığında anayasa değişikliklerinin yapılacağı bir sürece doğru evrildiğini iddia etti.
Anayasa değişikliğiyle ilgili maddelerin Anayasa’nın ilk üç maddesiyle bağlantılı olduğunu savunan Özdağ, söz konusu değişikliklerin milli, üniter ve laik devlet yapısı açısından sonuçlar doğuracağını ileri sürdü.
“TÜRK MİLLETİ BUNA YÜZDE 85 GİBİ BİR ÇOĞUNLUKLA KARŞI ÇIKIYOR”
Özdağ, söz konusu sürecin kabul edilebilir olmadığını savunarak, Türk milletinin buna “yüzde 85 gibi bir çoğunlukla” karşı çıktığını ileri sürdü.
Özdağ, konunun kamuoyunun gündeminden uzaklaştırılarak çözülmeye çalışıldığını iddia etti ve geçmişteki çözüm sürecine atıfta bulundu.
Özdağ, Dolmabahçe’deki 10 maddelik mutabakatın ardından yaşanan siyasi gelişmeleri hatırlatarak, mevcut sürece ilişkin eleştirilerini sürdürdü.
“İKTİDARDAN BİR DAHA ÇIKMAMAK ÜZERE DÜŞECEKLER”
Özdağ, açıklamasının devamında iktidarın geçmişte benzer bir süreç sonrasında seçimde oy kaybettiğini ileri sürerek, aynı durumun yeniden yaşanacağını öne sürdü.
Özdağ, “Açıklandıktan sonra girdikleri ilk seçimde iktidardan düşmüşlerdi. Yine iktidardan düşecekler, bir daha çıkmamak üzere düşecekler” ifadelerini kullandı.
MEKKE ANLAŞMASI’NA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Dış politikaya ilişkin soruyu da yanıtlayan Özdağ, Mekke Anlaşması’nın henüz yürürlüğe girmiş bir anlaşma olmadığını savundu.
Anlaşmanın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylanmadığını ve Birleşmiş Milletler’e bildirilmediğini belirten Özdağ, Türkiye’nin Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğü için Türk askerinin riske atılmasına karşı olduğunu söyledi. Özdağ’ın bu açıklaması, 24 Eylül’de Afyonkarahisar’da yaptığı basın açıklamasına ilişkin haberlerde de yer aldı.
“EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ YAPALIM”
Türkiye’nin Orta Doğu ülkeleriyle ilişkilerinde askeri paktlar yerine ekonomik iş birliklerine ağırlık vermesi gerektiğini savunan Özdağ, Suudi Arabistan’la ve bölge ülkeleriyle ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Özdağ, “Türkiye’nin Orta Doğu’yla yapması gereken, askeri paktlar ve toprak güvenliğini güvenceye alan askeri anlaşmalar değil, ekonomik anlaşmalar olmalı” dedi.
HUSİLER VE TÜRK ASKERİNİN BÖLGEYE GÖNDERİLMESİ TARTIŞMASI
Özdağ, Türkiye’nin Suudi Arabistan adına Husilerle savaşmasına ihtiyaç olmadığını savundu.
Husilere karşı hava kuvvetleriyle bir operasyon yapılması halinde Türkiye’nin neyi farklı yapabileceğini sorgulayan Özdağ, Suudi Arabistan’ın hava kuvvetlerinin uçak sayısı ve modern uçaklar bakımından önemli bir envantere sahip olduğunu belirtti.
Özdağ, “Eğer hava kuvvetleriyle yapılacak bir şey varsa uçaklar Suudilerin, pilotlar Pakistanlı; onlarla yapsınlar” ifadelerini kullandı.
TÜRK DONANMASINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Türk donanmasının Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’nda Husilere karşı bir operasyonda konuşlandırılması ihtimalini de değerlendiren Özdağ, Doğu Akdeniz ve Karadeniz’de gerilimlerin bulunduğu bir dönemde Türk donanmasının bu bölgelerden çekilmemesi gerektiğini savundu.
Özdağ, Ege’de Yunanistan ile Türkiye arasında tansiyon bulunduğunu belirterek, Türk donanmasının Kızıldeniz’e gönderilmesine karşı çıktı.
“TÜRK MİLLETİ YEMEN İÇİN ASIRLARCA KAN DÖKTÜ”
Kara kuvvetleri açısından Türkiye ile Yemen arasındaki mesafeye de dikkat çeken Özdağ, bölgede askeri operasyon yürütülmesinin Türkiye açısından maliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Özdağ, “Kara kuvvetleri için 3 bin 300 kilometre var. Türk milleti Yemen için asırlarca kan döktü. Daha fazla kan dökmeye ihtiyaç yok” dedi.
Özdağ, açıklamasının sonunda Türkiye’nin Orta Doğu ülkeleriyle ekonomik ilişkilerini geliştirmesi gerektiğini savunarak, bölgeyle ekonomik iş birliğinin artırılması gerektiğini ifade etti.
The post Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ Afyon’da: İktidardan bir daha çıkmamak üzere düşecekler first appeared on kilis-egitim.com.tr.